Araştırmalar, klasik ERP sistemlerinin farklı üretim modellerine ayak uyduramadığını ortaya koyuyor

Kurumsal yazılım sağlayıcısı IFS’nin Kuzey Amerika’da yaptırdığı bir araştırmaya göre işletmeler müşteri taleplerine daha hızlı cevap verebilmek için farklı ürün tipleri için farklı üretim modelleri kullanabiliyorlar. Araştırmaya göre, bir çok firma kullandıkları Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) gibi kurumsal yazılım çözümlerinin kompleks üretimin gereksinimlerini tam olarak karşılayamadığını ve bu nedenle birbirinden kopuk ve yetersiz teknolojilerle çalışmak durumunda kaldıklarını beyan ediyor.

Orta ve büyük ölçekli üretici firmalarla yapılan araştırmada, yöneticilerin yüzde 80’i iş yerlerinde birden çok iş modeli ve üretim moduyla çalıştıklarını, fakat bunlardan ancak yüzde 15’i kurumsal yazılımlarının farklı üretim şekillerini yeterince yönetebildiğini bildirmiştir.

Birden çok üretim moduyla çalışan yüzde 83’lük kitlenin yüzde 76’sı “siparişe dayalı üretim”, yüzde 55’i “stoğa üretim” yaptıklarını ve yüzde 34’ü ise “siparişe dayalı montaj” faaliyetinde bulunduklarını bildirmişlerdir. Bu endüstri anketini yanıtlayanların çoğu, ERP yazılımlarının “stoğa üretim” gibi nispeten daha basit üretim modellerini, “siparişe dayalı mühendislik” gibi mühendislik-yoğun üretim modellerinden daha iyi yönettiklerini söylemiştir. 2010 yılının Aralık ayında yapılan bu araştırmaya cirosu 100 Milyon Dolar’ın üzerindeki imalatçı firmalardan yaklaşık 200 üst düzey yönetici katılmıştır.

Üreticilerin mevcut üretim şekillerine sürekli yenilerini eklemeleri, yazılımların farklı üretim modlarını yönetebilmesinin ne denli kritik önemde olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim anketi yanıtlayanların yüzde 74’ü son beş yılda üretim faaliyetlerine şu veya bu şekilde yeni birtakım üretim modelleri kattıklarını belirtmişlerdir. Son beş yılda, yarıdan fazlası (yüzde 54) en az iki yeni üretim şekli ve yüzde 28’i üç veya daha fazla üretim şekli eklemişlerdir. Ankete katılanlar kendilerini yeni üretim yetenekleri geliştirmeye iten nedenler arasında şirket satınalmalarını, yeni ürünleri, müşteri taleplerini ve pazar şartlarını göstermişlerdir.

IFS Kuzey Amerika Başkanı ve CEO’su Cindy Jaudon bu konudaki düşüncesini “Üreticinin iş modelinin artık statik olmaması – aksine düzenli bir biçimde değişiyor olması – şirketlerin IFS gibi bir şirketten neler talep edebileceklerini kuşkusuz etkileyecektir.” şeklinde dile getirdikten sonra hemen şunu eklemiştir: “Bu boyutta bir değişiklik şirket açısından oldukça yıkıcı olabilir. Biz pazardaki bu değişimi yıllar öncesinden görerek IFS ERP Uygulamaları’nı geliştirmeyi sürdürdük ve kompleks ve karışık-mod üretim yapmakta olan firmaların oluşturduğu bu yeni ortamda çözümümüzü pazar lideri haline getirdik. IFS ERP, çevik bir yazılım ürünü olarak pazarın ihtiyaçları doğrultusunda her zaman yeniden konfigüre edilip genişletilebilecektir.”

Üretim ortamlarının giderek karışık-mod üretim’e geçmesinin yanı sıra yeşil tedarik zincirlerinin de incelendiği bu araştırmaya http://download.ifsworld.com adresindeki Endüstri Raporları & Çalışmaları kategorisinden erişebilirsiniz.

kaynak: http://www.kurumsalhaberler.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir