bilgisayar nedir

Bilgisayar belirli komutlara göre veri işleyen ve depolayan bir makinedir.

Bilgisayarlar çok farklı biçimlerde karşımıza çıkabilirler. 20. yüzyılın ortalarındaki ilk bilgisayarlar büyük bir oda büyüklüğünde olup, günümüz bilgisayarlarından yüzlerce kat daha fazla güç tüketiyorlardı. 21. yüzyılın başına varıldığında ise bilgisayarlar bir kol saatine sığacak ve küçük bir pil ile çalışacak duruma geldiler. Toplumumuz kişisel bilgisayarı ve onun taşınabilir eşdeğeri, dizüstü bilgisayarını, bilgi çağının simgeleri olarak tanıdılar ve bilgisayar kavramıyla özdeşleştirdiler. Günümüzde çok yaygın kullanılmaktadırlar.

İstenilen yazılımı kayıt edip istenilen zamanda çalıştırabilmeleri bilgisayarları çok yönlü kılıp hesap makinelerinden ayıran ana özellikleridir. Church-Turing tezi bu çok yönlülüğün matematiksel ifadesidir ve herhangi bir bilgisayarın bir diğer bilgisayarın görevlerini yerine getirebileceğinin altını çizer. Dolayısıyla, karmaşıklıkları ne düzeyde olursa olsun, cep bilgisayarından süper bilgisayarlara kadar, bellek ve zaman kısıtı olmadığı takdirde hepsi aynı görevleri yerine getirebilirler.

Jacquard‘ın doku tezgâhı ilk kurulabilir aygıtlardandır.

İlk bilgisayar 1950 yılında yapılmıştır.

Geçmişte ‘bilgisayar’ olarak bilinen birçok aygıt günümüz ölçütlerine göre bu tanımı hak etmemektedirler. Başlangıçta bilgisayar sözcüğü hesaplama sürecini kolaylaştıran nesnelere verilen bir ad konumundaydı. Bu ilk dönemin bilgisayar örnekleri arasında sayı boncuğu iim(abaküs) ve AntiKitira Makinesi (M. Ö. 150-100) sayılabilir. Yüzyıllar sonra, Orta Çağ sonundaki yeni bilimsel keşifler ışığında, Avrupalı mühendisler tarafından geliştirilen bir dizi makinesel hesaplama aygıtlarının ilki ise, Wilhelm Schickard‘a (1623) âittir.

Ancak, yazılımlanabilir (veya kurulabilir) olmamaları nedeniyle bu aygıtların hiçbiri günümüz bilgisayar tanımına uymamaktadır. 1801 yılında Joseph Marie Jacquard‘ın dokuma tezgâhındaki işlemi otomatikleştirmek adına ürettiği delikli kartlar ise bilgisayarların gelişme sürecindeki, kısıtlı da olsa, ilk yazılımlanabilme (kurulabilme) izlerinden sayılır. Kullanıcının sağladığı bu kartlar sayesinde, dokuma tezgâhı kart üzerindeki delikler ile tarif edilen çizime işleyişini uyarlayabiliyordu.

Вir delikli kart

1837 yılında Charles Babbage, adını Analytical Engine (Çözümlemeli veya analitik makine) koyduğu, ilk tam yazılımlanabilir makinesel bilgisayarı kavramsallaştırıp tasarladı. Ancak parasal nedenler ve üzerindeki çalışmalarının sonlanamaması nedeniyle bu makineyi geliştirmedi.

Delikli kartların ilk büyük ölçekli kullanımı ise Herman Hollerith tarafından, 1890 yılında muhasebe işlemlerinde kullanılmak üzere tasarlanan hesap makinesidir. Hollerith’in o dönemde bağlı olduğu işletme ise sonraki yıllarda küresel bilgisayar devine dönüşecek IBM‘dir. 19. yüzyılın sonlarına varıldığında, gelecek yıllarda bilişim donanım ve kuramlarının gelişimine büyük katkıda bulunacak uygulayımlar (teknolojiler) ortaya çıkmaya başlamıştılar: delikli kartlar, Boole cebiri, boşluk tüpleri ve teletip aygıtları.

20. yüzyılın ilk yarısında ise, birçok bilimsel gereksinim, gittikçe karmaşıklaşan örneksel (analog) bilgisayarlar ile giderildiler. Ancak günümüz bilgisayarlarının yanılmazlık düzeyinden hâlâ uzaktılar.

1930‘lar ve 1940‘lar boyunca bilgisayar uygulayımı gelişmeye devam etti, ve sayısal elektronik bilgisayarın ortaya çıkışı ancak elektronik devrelerinin buluşundan (1937) sonra gerçekleşebildi. Bu dönemin önemli çalışmaları arasında aşağıdakiler sayılabilir:

ENİAC, von Neumann mimarisini uygulayan ilk bilgisayarlardandır.

  • Konrad Zuse‘nin “Z makineleri”. Z3 (1941) ikili sayı tabanına dayalı işleyip, gerçel sayılar ile işlem yapabilen ilk makinedir. 1998 yılında Z3’ün Turing uyumlu olduğu kanıtlanmış ve böylece ilk bilgisayar unvanını edinmiştir.
  • Atanasoff-Berry Bilgisayarı (1941) boşluk tüplerine dayalı olup, ikili sayı tabanının yanı sıra, sığaç tabanlı bellek donanımına sâhipti.
  • İngiliz yapımı Colossus bilgisayarı (1944), kısıtlı yazılımlanabilirliğine (kurulabilirliğine) karşın, binlerce tüp kullanımının yeterince güvenilir bir sonuç verebileceğini göstermiştir. II. Dünya Savaşı‘nda Alman silahlı kuvvetlerinin gizli iletişimlerini çözümlemek için kullanılmıştır.
  • Harvard Mark I (1944), kısıtlı kurulabilirliğe sâhip bir bilgisayar.
  • ABD Ordusu tarafından geliştirilen ENIAC (1946), onluk sayı tabanına dayalı olup ilk genel kullanım amaçlı eletronik bilgisayar unvanına sâhiptir.

ENIAC’ın olumsuz yanlarını saptayan geliştiricileri, daha esnek ve zarif bir çözüm üzerinde çalışıp, artık saklı yazılım mimarisi veya daha çok von Neumann mimarisi olarak tanınan tasarımı önerdiler. Bu tasarımdan ilk olarak John von Neumann (1945) yılında gerçekleştirdiği bir yayında söz etmesinden sonra, bu mimariye dayalı olarak geliştirilen bilgisayarlardan ilki İngiltere‘de tamamlandı (SSEM). Aynı mimariye bir yıl sonra kavuşan ENIAC’a ise EDVAC adı verildi.

Günümüz bilgisayarlarının neredeyse tamamının bu mimariye uyumlu duruma gelmesi ile bilgisayar sözcüğünün tanımı olarak da kullanılmaktadır. Dolayısıyla bu tanıma göre geçmişteki aygıtlar bilgisayar olarak sayılmasalar da, tarihsel bağlamda yine de o biçimde anılmaktadırlar. Her ne kadar 1940‘lardan bu yana bilgisayar uygulayımı köklü değişiklikler geçirmiş olsa da, çoğunluğu von Neumann mimarisine sadık kalmıştır.

Mikroişlemci von Neumann mimarisinin temel öğelerindendir.

Boşluk tüpüne dayalı bilgisayarlar 1950‘ler boyunca kullanımda kaldıktan sonra, 1960‘larda daha hızlı ve ucuz olan geçirgeç (transistör) tabanlı bilgisayarlar yaygınlık kazandı. Bu etkenlerin sonucunda bilgisayarların daha önce görülmemiş bir düzeyde toplu üretimine geçirildi. 1970‘lere varıldığında tümleşik devre uygulayımı ve Intel 4004 gibi mikroişlemcilerin geliştirilmesi sayesinde bir kez daha büyük bir başarım ve güvenilirlik artışının yanı sıra, maliyet düşüşü de yaşandı. 1980‘lerde artık bilgisayarlar, çamaşır makinesi gibi günlük hayat kullanımındaki birçok makinesel aygıtın denetleyici donanımlarındaki yerlerini almaya başlamışlardı. Yine aynı dönemde, kişisel bilgisayarlar yaygınlık kazanıyorlardı. Son olarak 1990‘lardaki Internet’in gelişimi ile de bilgisayarlar televizyon ve telefon gibi alışılmış birer aygıt hâline gelmişlerdir.

Bellek:

Bir bilgisayarın belleği, sayılar içeren bir hücreler bütünü olarak düşünülebilir. Her hücreye yazılabilir ve içeriği okunabilir. Her hücrenin kendisine özel bir adresi vardır. Bir komut örneğin 34 sayılı hücrenin içeriğini 5.689 sayılı hücreyle toplayıp 78. hücreye yerleştirmek olabilir. İçerdikleri sayılar herhangi bir şey olabilir, sayı, komut, adres, harf, v. b. İçeriğinin doğasını ancak onu kullanan yazılım belirler. Günümüz bilgisayarlarının çoğunluğu veriyi kaydetmek için ikili sayıları kullanır ve her hücre 8 bit (yani bir bayt) içerebilir.

Dolayısıyla bir bayt 255 farklı sayıyı ifade edebilir, bunlar ancak 0 dan 255’e veya -128 den +127’ye olabilirler. Yan yana yerleşmiş birden fazla bayt kullanıldığında ise (genelde 2, 4 veya 8) çok daha büyük sayıların kaydedilmesi mümkün olur. Çağımız bilgisayarlarının bellekleri milyarlarca bayt içermektedirler.

Bilgisayarlarda üç adet bellek türü bulunur. İşlemci içerisinde yer alan yazmaçlar, son derece hızlı ancak çok sınırlı sığaya sâhiptirler. İşlemcinin çok daha yavaş olan ana belleğe olan erişim gereksinimini gidermek için kullanılırlar. Ana bellek ise Rastgele erişimli bellek (REB veya RAM, Random Access Memory) ve Salt okunur bellek (SOB veya ROM, Read Only Memory) olmak üzere ikiye ayrılır. RAM’a istenildiği zaman yazılabilir ve içeriği ancak güç sürdüğü sürece korunur. ROM’sa sâdece okunabilen ve önceden yerleştirilmiş bilgiler içerir. Bu içeriği güçten bağımsız olarak korur. Örneğin herhangi bir veri veya komut RAM’da bulunurken, bilgisayar donanımını düzenleyen BIOS ROM’da yer alır.

Son bir bellek alt türü ise önbellektir (cache memory). İşlemci içerisinde yer alır ve yazmaçlardan büyük sığaya sâhip olmanın yanı sıra ana bellekten de hızlıdır.

G/Ç bir bilgisayarın dış dünyadan veri alışverişinde bulunmak için kullandığı araçtır. Yaygın olarak kullanılan giriş birimleri arasında klavye ve fare, çıkış için ise ekran (veya görüntüleyici, monitör) ve yazıcı sayılabilir. Sâbit ve optik diskler ise her iki görevi de üstlenirler.   Bilgisayar ağları:   1970‘lerde ABD‘li mühendisler ordu içerisinde yürütülen bir tasarı çerçevesinde bilgisayarları birbirleri ile bağlayıp (ARPANET), günümüzde bilgisayar ağı olarak bilinen yapının temellerini attılar. Zaman içerisinde bu bilgisayar ağı, ordu ve akademik birimler ile de sınırlı kalmayıp genişledi ve bugün milyonlarca bilgisayar içerden Bilgisunar (Internet veya Genel ağ) oluştu. 1990‘lara gelindiğinde ise, İsviçre‘nin CERN araştırma merkezinde geliştirilen Küresel ağ (World Wide Web, WWW) adlı iletişim kuralları, e-posta gibi uygulamalar ve ethernet gibi ucuz donanımsal çözümler ile bilgisayar ağları yaygınlık kazandılar.   Donanım:

Donanım örnekleri:
Çevresel birimler (Giriş/çıkış) Giriş Fare, Klavye, Oyun çubuğu, Tarayıcı
Çıkış Monitör, Yazıcı
Her ikisi Disket sürücü, Sabit disk, Optik disk
Bağlantı birimleri Kısa menzil RS-232, SCSI, PCI, USB
Uzun menzil (Bilgisayar ağları) Ethernet, ATM, FDDI

Yazılım :

Yazılım kavramı bilgisayardaki özdek (maddi) olmayan tüm bileşenleri tanımlar: yazılımlar, iletişim kuralları ve veriler hepsi yazılımdır.

Yazılım
İşletim sistemi Unix/BSD UNIX V, AIX, HP-UX, Solaris (SunOS), FreeBSD, NetBSD, IRIX
GNU/Linux Linux dağıtımları
Microsoft Windows Windows 3.1, Windows 95, Windows 98, Windows NT, Windows CE, Windows XP, Windows Vista, Windows 7
DOS DOS/360, QDOS, PC-DOS, MS-DOS, FreeDOS
Mac OS Mac OS X
Gömülü ve Gerçek zamanlı işletim sistemileri Gömülü işletim sistemleri dizelgesi
Kütüphaneler Çoklu ortam DirectX, OpenGL, OpenAL
Yazılımlama kütüphanesi C kütüphanesi
Veriler İletişim kuralı TCP/IP, Kermit, FTP, HTTP, SMTP
Belge biçimleri HTML, XML, JPEG, MPEG, PNG
Kullanıcı arayüzü Grafiksel kullanıcı arayüzü (WIMP) Microsoft Windows, GNOME, KDE, QNX Photon, CDE, GEM
Metinsel kullanıcı arayüzü Komut satırı, Kabuk
Diğer  
Uygulama Ofis Kelime işlemci, Masaüstü yayıncılık, Sunum yazılımı, Veri tabanı yönetim sistemi, Hesap çizelgesi, Muhasebe yazılımı
Bilgisiyar Erişimi Tarayıcı, E-posta istemcisi, Küresel ağ sunucusu, Anlık ileti yazılımı
Tasarım Bilgisayar destekli tasarım, Bilgisayar destekli yapım
Grafikler Hücresel grafik düzenleyici, Yöneysel grafik düzenleyici, 3B modelleyici, Canlandırma düzenleyici, 3B bilgisayar grafikleri, Video düzenleme, Görüntü işleme
Sayısal ses Sayısal ses düzenleyici, Ses oynatıcı
Yazılım mühendisliği Derleyici, Çevirici, Yorumlayıcı, Hata ayıklayıcı, Metin düzenleyici, Tümleşik geliştirme ortamı, Başarım incelemesi, Değişiklik denetimi, Yazılım yapılandırma yönetimi
Oyunlar Strateji, Macera, Bulmaca, Benzetim, Rol yapma oyunu, Etkileşimli kurgu
Ek Yapay zeka, Antivirüs yazılımı, Belge yönetici

Kişisel Bilgisayarların Kilometre Taşları:

1950-1970 Büyük kurumlarda anaçatı bilgisayarlar Kullanılıyordu.
1971 Yonganın geliştirilmesiyle bilgisayarlar çok küçük hâle geldi. Kişisel kullanıma yönelik ilk bilgisayar satıldı. Kendi monitörü yoktu, televizyon ekranını kullanıyordu.
1975 Bir ekranı ve klâvyesi takılı olan ilk bilgisayar satıldı. Bilgisayara “Uzay Yolu” adlı televizyon dizisindeki bir gezegenden esinlenilerek Altair adı verilmişti.
1977 Tamâmı birleştirilmiş, ekranı Ve klâvyesi bulunan, kullanıma hazır halde ilk bilgisayar üretildi.
1981 Bir A.B.D. şirketi olan IBM, ilk kişisel bilgisayarı üretir. Kısa süre sonra diğer şirketler, İBM gibi kendi bilgisayarlarını tasarlar.
1983 Apple, fâresi olan bir bilgisayar olan Macintosh’u üretir. Bilgisayar çizgeleri (grafik) kullanılmaya başlanır.
1986 Microsoft şirketi Windows 1.0’ı piyasaya sürer.
1992 Linus Torvalds, Linux 1.0’ı duyurur.
1997 Avuçiçi bilgisayarlar piyasaya yeni yeni çıkar.

Bilgisayar güvenliği:

Bilgi güvenliği, bilginin bir varlık olarak hasarlardan korunması, doğru teknolojinin, doğru amaçla ve doğru şekilde kullanılarak bilginin her türlü ortamda, istenmeyen kişiler tarafından elde edilmesini önlemektir. Buna uygun tanımı: elektronik ortamlarda verilerin veya bilgilerin saklanması ve taşınması esnasında bilgilerin bütünlüğü bozulmadan, izinsiz erişimlerden korunması için, güvenli bir bilgi işleme platformu oluşturma çabalarının tümüdür. Bunun sağlanması için duruma uygun güvenlik politikasının belirlenmesi ve uygulanması gereklidir.

Bu politikalar;

  • Faaliyetlerin sorgulanması,
  • Erişimlerin izlenmesi,
  • Değişikliklerin kayıtlarının tutulup değerlendirilmesi,
  • Silme işlemlerinin sınırlandırılması

gibi bazı kullanım şekillerine indirgenebilmektedir.

Kaspersky 2009 antivirüs yazılımı tarafından işaretlenmiş virüslü bir dosya için uyarı penceresi.

Bilgisayar teknolojilerinde yer alan bilgisayar güvenliğinin amacı ise: “kişi ve kurumların bu teknolojilerini kullanırken karşılaşabilecekleri tehdit ve tehlikelerin analizlerinin yapılarak gerekli önlemlerin önceden alınmasıdır”. Bilgi ve bilgisayar güvenliği daha genel anlamda, güvenlik konularını detaylı olarak ele alan “güvenlik mühendisliği”nin bir alt alanı olarak görülmektedir.

Bilgisayar güvenliği geniş anlamda bir koruyucu mekanizma olarak düşünüldüğünde, kişisel veya kurumsal bilgisayarlar için genel olarak aşağıdaki maddelerin hepsinini veya bazılarının uygulanması gerekmektedir:

  • Virüs koruma programlarının kurulu olması,
  • Bu programların ve işletim sistemi hizmet paketlerinin ve hata düzeltme ve güncellemelerinin düzenli aralıklarla yapılması,
  • Bilgisayarda şifre korumalı ekran koruyucu kullanılması,
  • Kurmuş olduğunuz programların paylaşıma açık olup olmadığını kontrol ediniz,
  • Bilgisayar başından uzun süreliğine ayrı kalındığında sistemden çıkılması,
  • Kullanılan şifrelerin tahmininin zor olacak şekilde belirlenmesi,
  • Bu şifrelerin gizli tutulması ve belirli aralıklarla değiştirilmesi,
  • Disk paylaşımlarında dikkatli olunması,
  • İnternet üzerinden indirilen veya e-posta ile gelen dosyalara dikkat edilmesi,
  • Önemli belgelerin parola ile korunması veya şifreli olarak saklanması,
  • Gizli veya önemli bilgilerin e-posta, güvenlik sertifikasız siteler gibi güvenli olmayan yollarla gönderilmemesi,
  • Kullanılmadığı zaman İnternet erişiminin kapatılması,
  • Önemli bilgi ve belgelerin düzenli aralıklarla yedeklerinin alınması
  • Eğer Windows kullanıyorsanız güncellemeleri yapmanız,

gibi önlemler, basit gibi gözükebilecek ama hayat kurtaracak önlemlerden bazılarıdır.

kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilgisayar

Bilgisayar nedir, nerelerde kullanılır Sunum Dosyasını İndir

Bilgisayar nedir, nerelerde kullanılır PDF formatındaki dosyayı indir